Başkasına Bakacağına Önce Aynaya Bak!

Başkasına Bakacağına Önce Aynaya Bak!

samet

Genelde insanlar yaşadıkları hayatı kendileri seçer. Tabi dışarıdan müdahele mutlaka gelir. Her yaptığınıza, her söylediğinize, giyiniş tarzınıza, tavrınıza, saçınıza, başınıza kısacası totonuza kadar karışırlar ?
Ananız, babanız değil tabi karışan, konuşanlar. Uzaktan akrabalar, arkadaş ortamındaki şahıslar, okuldan arkadaşlarınız, yoldan geçen yaşlı teyze, bakkal amca, manav kamil amca vs…

Göze batarsınız her yaptığınızla, hatta olay olursunuz. Dinlediğiniz şarkı, kulağınızdaki kulaklık, dışarıya çıkmış gömlek, spor ayakkabı yada zincirli bir pantolon, kafada şapka.

Eminim hepimizin olmuştur zincirli pantolonlu bir dönemi 🙂 O size bir hava katmıştır zamanında, farklı olmuşsunuzdur. Yürüyüş, tavırlar bir repçi edasıyla devam eder. “Ben hiiiiiç yapmadım” demeyin, yaşıtım olan bir çok insan tanıyorum, isim verdirtmeyin bana, neyse sonuçta tarz olmuşsunuzdur zamanında… ?

Saç deseniz apayrı bir olay. Saç yapmadan markete gitmediğim, hatta kapı dahi açmadığım dönemlerimi hatırlıyorum. En olmadık durumda ise illa ki başa bir şapka takılıp öyle kapı açılırdı misafire, gelen sanki saça başa geliyormuş gibi ?

Evet, farklıydım, duruş olarak, düşünce olarak, titiz, derli toplu, saygılı ama aşırı disiplinden nefret eden bir yapıdaydım. Ki hala da aynıyım. Resim ve müzik hastası biriydim. Sanat ruhlu da diyebiliriz. Müzik kulağı olupta sesi olmayan, hatta olmayan sesiyle bağıra bağıra şarkı söyleyip mahalleyi inleten, sürekli resim çizen, okulda dönem ödevlerini dahi resim dersinden alan, ilk ve tek kişi diye bir ünvanım oldu. Farklıydım abiiiii ben ?

Tabi yaş ilerliyor, çevremdeki yaşıtım olan arkadaşlarım, akrabalarım vs, evlenip çoluk çocuğa karışıyor. Bazılarına bakıyorum dertten, çileden saçlar dökülmüş, kilolar almış başını gitmiş, yorgun, bezgin bir hayatları var genelinin. Tabi hayatta bir gaye olmayınca etrafa sarıyor insanlar.

Birde sanal ortamdaki adıma takmış durumdalar. Neden “Samet Dinçöz” müşüm ? Yani açıklama yapmam mı gerekiyor size? Tamam hadi yapayım çok ısrar ettiniz…

Öncelikle Petek Dinçöz’e olan hayranlığım onbeş seneyi buldu, abla kardeş gibi olduk. Soyisim değiştirme olayı sadece sanal ortamda var, gerçekte değil. Nedir bu bana takıntınız, ikinci olarakta adıma bir çok sahte profil açılmış durumda, benim ismim, resimlerim, bilgilerim kullanılıyor. Neden ben kalkıpta gerçek bilgilerimi kullanayım? Bir çoğunu mahkemeye verdiğim halde kim olduklarını bulamadılar. Hergün benim adıma saçma sapan şeyler konuşuyorlar insanlarla. Defalarca ben değilim diye söylememe rağmen hala inananlar var. Ee şimdi bana açıkça söyleyin siz aynı konumda olsanız ne yapardınız. Maşallahınız var, profilinize bir tek T.C. kimlik numaranızı yazmadığınız kalmış tabi ? Gülüyorum sadece…

Eşinden yediği dayağa çocuğunun hatırı için susanlar, aldatılıp, boşananlar vs… Bunları gördükçe kendimi çekiyorum normal bir insan olma çabasından. Zaten normal bir yapım olmadı hiç, sivrilen, düşündüğünü yapan, baskın, dilimde olanı pat diye söyleyebilen, klasik olan herşeyden kaçan, inatçı bir yapıya sahibim. Neden kendimi riske atayım ki?

Evlenip çocuğu olmuş çoğu erkek arkadaşlarım, gece gündüz çalışıp, eve gittiğinde televizyon yada internet başından kalkmayan, pazar günlerini kahve yada birahanelerde harcayıp, kırk yılda bir düşürdükleri hatunları götürmenin peşinde koşadursun, bayanlarda, bayan arkadaşları ile evde toplanıp, bol göbek atmalı altın günlerinde kekler, börekler, pastalar, yiyerek aldıkları kilolarla geçiriyorlar zamanlarını. Birde iki yada üç çocuk olmuştur artık. Çocuklar kavga, kıyamet ağlar, onlar orada kurtlarını dökerken. ( Şu an gözümün önünden Recep İvedik filminden kareler geçiyor)

Yazımda hiç bir kişiyi ismen hedef almadım, sadece beni eleştirmekten yorulmayanları yine sivri dilime doladım, alınan, bozulan olmasın, ki zaten değişecek pek birşey olmayacak. En azından belki insanları boş yere eleştirmenin ne kadar yanlış birşey olduğunu algılarlar.

Farkındayım giydiğim kıyafetin, yaptığım saçın, yürüyüşümün, en basitinden fotoğraf çekinirken verdiğim pozun vs taklitçisi çok var ?

Neden kendinizi kandırıyorsunuz ki, hayat şartları sizi mağlup etmiş, harap etmiş olabilir. En azından dik durup, altın günlerindede dedikodu yapıp çene kaslarınızı geliştireceğinize, kahve yada birahanelerde zaman öldüreceğinize kendinize, sevdiklerinize ayırın o boş vaktinizi. Al eşini, çocuklarını pazar günü tatilin de varsa pikniğe götür, spora git, o göbeğini erit, sinemaya, tiyatroya götür aileni yada bir müzeyi gezdir çocuklarına. Belki sanata olan bakış açınız değişir.

Benim yaşamak, yaşatmak istediğim hayat sizinki gibi olmadı hiç bir zaman. Bir çok hareketim, düşüncem insanlara ters geldi, gelecektirde. İnsanları anlamak gerçekten gün geçtikçe zorlaşıyor. Kadın o gün senin, bu gün benim diye her gittiği yerde tonla hamur işini yiyip, alıyor kiloları, sonra eşim beni aldattı diye veryansın ediyor. Erkek desen doyumsuz bir öküz. Her gördüğü kadının arkasından yiyecek gibi bakan, dibi düşen tiplerden oluyorlar. Şimdi, benim düşünce yapıma ters bakanlar, beni her fırsatta eleştiren, sözde dalga geçenlere bakıyorum da bu söylediklerimin hepsini yapıyor. Evet malesef ben sizler gibi olmayacağım ?

İyi yaşlanmalar… ?

Dubakim | Hobiforum

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir