Petek Dinçöz; Evli, Mutlu ve Çocuklu

Petek Dinçöz; Evli, Mutlu ve Çocuklu

ŞÖHRETİ BÜYÜDÜKÇE EGOSU KÜÇÜLDÜ!

Şükürler olsun ki pişmanlıklarım da keşkelerim de yok. Çünkü yaşadığımız her şeyin bir sebebi olduğuna inanıyorum ama iyi kilerim çok. iyi ki böyle şahane bir ailem var. İyi ki böyle muhteşem bir adamla evliyim. Kocam başımda, yanımda, arkamda ve kalbimde. Oğlum sağlıklı doğdu ve mutlu bir çocuk. Severek yaptığım ve başarılı olduğuma inandığım bir işim var. Beni gerçekten seven dostlarım var ve çok şükür sağlıklıyız. Daha ne olsun?

Bir güzellik yarışmasında aldığı derece ona renkli dünyanın kapılarını araladı. Şöhret basamaklarını sağlam ve güçlü adımlarla tırmanırken zarafetinden ve nezaketinden hiçbir şey kaybetmedi. Başarıları büyüdükçe egosu küçülen nadir isimlerden biriydi Petek Dinçöz, belki bu yüzden en çok sevilen ünlüler arasında yerini sağlamlaştırdı.

 

Podyumlardan sahnelere transfer oldu. Günay ve Maksim’den ekranlara, Günay’ın en genç assolistiydi o! Bu başarısı ona Maksim’in kapılarını açtı. Sadece güzelliği ve sesiyle değil yeteneğiyle de milyonlar tarafından alkışlanan Dinçöz “şarkı da söylerim, rol de yaparım” diyerek televizyon dizileriyle renkli camdan evlerimize konuk oldu.

Spot ışıklarının ve alkışların gerisinde sakin bir hayat süren Petek Dinçöz, şimdilerde evli, mutlu ve çocuklu olarak hayatının en keyifli dönemini yaşıyor.

 

Evde nasıl vakit geçiriyorsunuz?

İşine, evine, ailesine, yemek yemeye aşık bir Türk kadınıyım. Oğlum Aslan’la ilgilenmek beni çok ama çok mutlu ediyor. Çünkü onunla hayatın renklerini yeniden keşfediyorum. Bunun verdiği haz paha biçilmez buna inanın. Bunun dışında yeni lezzetler üretmek ve yemek hoşuma gidiyor. Sevdiğim bir filmi izlerken çekirdek çitliyorum. Türk kahvemi içerken telefonla sohbet etmeye bayılıyorum. Görüldüğü üzere herkes gibi bir hayatın kahramanıyım ben de…

 

Bu cümleden çıkan sonuca göre evde en çok vakit geçirdiğiniz köşe mutfak olsa gerek ne dersiniz?

Son derece doğru ve yerinde bir tespit, kutlarım. İdeal kilomu koruma zorunluluğu beni biraz frenlese de yemek yemeyi çok seviyorum. Ölçüyü kaçırmadan yeni lezzetler keşfediyorum. Her gün soframızda birkaç çeşit yemeğimiz olur, Allah ne verdiyse artık! Ancak tatlı demirbaştır. Tatlısız sofraya oturmam.

 

Hem yiyen hem de fiziğini koruyan kadınlara her zaman imrenmişimdir. Bu kategorideki hanımlardan biri olarak sormak istiyorum; Var mıdır bunun bir sırrı?

Aslında sır değil, herkesin bildiği bir gerçek; Ölçülü yiyeceksiniz. İpin ucunu kaçırmayacaksınız. Şahsen ben piyasada adı geçen hemen hemen bütün diyetleri denedim. Kimi zaman sıvı ağırlıklı beslendim. Kimi zaman günde bir öğün yedim. Tüm bunlardan çıkardığım sonuç ise; Boğazınızı tutacaksınız, ötesi yok. Sağlıklı olmasa da resmen aç yaşadığım günler oldu. Bazen kendimi tuvalete kapatıp açlıktan ağladığımı hatırlıyorum ama başardım çok da güzel kilo verdim.

Oğlunuza bakarken gözleriniz ışıldıyor. Çok mutlu görünüyorsunuz. Anne olmak hayatınıza neler kattı?

Bir mucizenin içinizde büyümesine şahit oluyorsunuz. O küçük meleği kucağınıza aldığınızda ise hayal bile edemeyeceğiniz bir mutluluğun ayaklarınızı yerden kestiğini hissediyorsunuz. Her şey bir yana bir çocuğun oluşum süreci öylesine muazzam bir olay ki; Allah’a inanmayanlar bile bunu düşündüklerinde resmin büyüklüğünün farkına varabilirler bence. Aslan doğduktan sonra ben de içimdeki farklı bir kimliği keşfettim. Daha katıydım eskiden, olaylara daha tavizsiz yaklaşabiliyordum. Oysa şimdi çok duygusalım, hüzünlü bir film sahnesi, dokunaklı bir olay hemen gözlerimi nemlendiriyor. Bir de enerjik ve sürekli ordan oraya koşturan bir anne oldum çıktım.

 

Mutlu bir çekirdek aile görüyoruz karşımızda. İlerde bu tabloya yeni bireyler eklenebilir mi? Var mı bu yönde bir niyet?

Zamanın ne getireceğini bilemeyiz ki! Elbette oğluma bir kardeş düşünüyoruz ancak henüz bunun için çok erken. Şu an işlerim ve ailem arasında güzel bir denge kurmuş durumdayım, bu şekilde devam ediyoruz. Aslında biz ne yorum yaparsak yapalım kısmet bu işler…

 

Sanatsal yolculuğunuz boyunca uğradığınız her duraktan büyük başarılarla döndünüz. Alkışa doydunuz. Hayranlarınız tarafından hep el üstünde tutuldunuz. Geriye dönüp baktığınızda tüm bunlardan çıkardığınız ders neydi?

Kim “Ben artık oldum” derse şahsi fikrim bu büyük bir yanılgıdır. Dünya döndükçe her gün yeni şeyler görüyor ve öğreniyoruz. Mütevazı olmanın önemli bir erdem olduğuna inanırım. Halk beni güzel bir noktaya getirdi. Onların sevgisine ve alkışlarına layık olmak için kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Öğrendiğim her yeni bilgiyi mesleğimde uygulayarak hedef büyütüyorum.

 

İnsanı en çok “Keşke”ler ve “Pişmanlık”lar yorarmış, ne dersiniz?

Şükürler olsun ki pişmanlıklarım da keşkelerim de yok. Çünkü yaşadığımız her şeyin bir sebebi olduğuna inanıyorum ama iyi kilerim çok. Bunu vurgulamadan geçemeyeceğim. Öncelikle,iyi ki böyle şahane bir ailem var. İyi ki böyle muhteşem bir adamla evliyim. Kocam başımda, yanımda, arkamda ve kalbimde. Oğlum sağlıklı doğdu ve mutlu bir çocuk. Severek yaptığım ve başarılı olduğuma inandığım bir işim var. Beni gerçekten seven dostlarım var ve çok şükür sağlıklıyız. Daha ne olsun?

 

KAYNAK: BUSINESS WOMAN DERGİSİ

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir